Yeni şehircilik anlayışımız: “Yap-Boz-Yap Modeli.”

Balıkayağı Dal-Geç Projesi, bu anlamda son dönemin en ibretlik örneğidir. Yapıldı, bozuldu, tekrar yapılıyor. Yeni şehircilik anlayışımızın adı artık belli: “Yap-Boz-Yap Modeli.”

Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından aylar önce tamamlandığı duyurulan yol, şimdi yeniden asfalt dökümü için trafiğe kapatıldı. Önce yapılan, sonra bozulan, ardından tekrar yapılan bir yol… İşte karşımızda yeni şehircilik anlayışımız: Yap-Boz-Yap modeli.

Düşünün ki bir yol yapılır, daha tozu toprağı dinmeden, halk tam anlamıyla kullanamadan yeniden kazılır, üzerine tonlarca asfalt serilir. Ardından bir kez daha. Başka bir ülkede olsa skandal olurdu; bizde alışkanlığa dönüştü.

Şu soruları sormadan edemiyoruz:
Bu yapılan işlerin bir sorumlusu yok mudur?
Denetim mekanizmaları nerededir?
Bu eksiklikler neden ilk yağmurda, ilk trafik yoğunluğunda ortaya çıkar?

Vatandaş, ödediği vergilerin böyle hoyratça harcanmasına razı mı olmalı? Ne yazık ki sahadaki tablo içler acısı: Denetim yok, kalite yok, hesap soran yok. Kimse çıkıp da yapılan işin hatalı olduğunu, kamu zararına yol açtığını açıklama gereği duymuyor. Muhalefet deseniz, onlar da başka telaşlarda.

Özellikle vurgulamak gerekiyor ki, Balıkayağı Dal-Geç’in sorumluluğu tamamen Karayolları Bölge Müdürlüğü’ne aittir. Belediyeleri zan altında bırakmak doğru değildir. Fakat iş hataya geldi mi, suçu başkasına atmak artık bir refleks haline gelmiş durumda.

Bugün burada dökülen her ton asfalt, Şanlıurfa’nın eğitimi, sağlığı, sosyal hizmetleri için kullanılabilecek kaynaklardan çalınıyor. Bu kadar kolay mı kamu kaynaklarını heba etmek?

Balıkayağı’ndaki bu tablo yalnızca bir yol skandalı değil, aynı zamanda bir zihniyet sorunudur.
Şanlıurfa’da model değişmedi:
Yap, boz, tekrar yap!

Eksik projeler, yarım yamalak uygulamalar; bozulsun, yeniden ihale açılsın, yeniden bütçe ayrılsın… Sonra da unutulsun gitsin. Şanlıurfa halkı artık geçici çözümlerle oyalanmak istemiyor. Kalıcı, kaliteli hizmetler bekliyor.

Unutmayalım:
Şehircilik vizyon ister.
Altyapı kalite ister.
Yönetim hesap verme cesareti ister.

Balıkayağı Dal-Geç’te yaşanan Yap-Boz-Yap trajedisi, yalnızca bugünün değil, geleceğin de kaybıdır. Eğer bu gidişat sorgulanmazsa, yarın başka projelerde de aynı filmi tekrar tekrar izleriz.

Şanlıurfa’da beton dökülüyor, asfalt seriliyor; ama ne akıl sahaya iniyor, ne vicdan. Ve unutulmamalıdır ki: Bir şehirde yapılan hataların, boşa harcanan kaynakların, kaybolan yılların vebali büyüktür. Bu vebalin hesabı elbet bir gün sorulur.

Bugün değilse yarın.
Ama mutlaka!

Şimdi herkes birbirine topu atıyor. Oysa mesele çok açık:
Eğer denetim mekanizması zamanında ve doğru işlerseydi, bugün bu israf yaşanmazdı.
Eğer malzeme kalitesi kontrol edilseydi, proje sahasında uzmanlar çalışsaydı, ne kamu zararı oluşurdu ne de halk mağdur olurdu.

Bir şehirde en büyük ihanet, kötü yapılan işler değil; kötü yapılan işlerin hesabının sorulmamasıdır. Balıkayağı’nda yaşanan tam da budur.

Soruyorum buradan:
Bu rezaletin sorumluları kimdir?
İkinci kez yapılan asfaltlama için harcanan milyonlarca lira hangi kaynaktan çıkmıştır?
Bu israfın hesabını kim verecektir?

Ve en önemlisi:
Şanlıurfa neden sahipsiz bırakılmıştır?

Gelişmiş ülkelerde yollar, onlarca yıl onarıma ihtiyaç duymadan hizmet verir. Bizde ise birkaç ayda çöker, yeniden kazılır, yeniden dökülür. Kimse de dönüp, “Neden böyle oldu?” diye sormaz.

Şanlıurfa’da yaşanan bu tablo, sadece kötü bir proje uygulaması değildir; aynı zamanda kamu kaynaklarının hoyratça harcanmasının hazin bir örneğidir.

Bu şehrin her bir karışı değerlidir. Her bir kuruşu kutsaldır. Ve her bir hemşehrimiz en iyi hizmeti hak eder. Ne var ki bu hak, ne yazık ki göz ardı ediliyor.

Şanlıurfa daha iyisini hak ediyor.
Ama önce, hesap soracak iradeye sahip çıkmak gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Bültenimize Kaydolun

Şanlıurfa yerel ve ulusal haberlerden ve fırsatlardan haberdar olun.

Benzer Haberler

Başkan Baydilli’den Ali Şazeli Dede’nin kabrine ziyaret

Karaköprü Belediye Başkanı Metin Baydilli, Karaköprü’nün manevi sahibi Şazeli Ali Dede’nin Balıklıgöl platosundaki kabrini ziyaret ederken, yarın düzenlenecek olan Ali Dede hayratına tüm vatandaşları davet etti.

TÜRK-İŞ açlık ve yoksulluk rakamlarını açıkladı

ANKARA – TÜRK-İŞ’in açlık ve yoksulluk rakamları açıklandı. Kasım ayında açlık sınırı 14 bin 26 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 45 bin 687 TL’ye yükseldi.

TÜİK – Ekonomi ilk çeyrekte yıllık bazda yüzde 5,7 büyüdü

İstanbul, 31 Mayıs (Hibya) Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) 2024 yılı birinci çeyreğinde, yıllık bazda yüzde 5,7 arttı.

İsrail, Şam güçlerine saldırdı

İsrail’e ait bir SİHA, Şam’ın kırsalındaki Sehnaya beldesinin etrafında toplanan Şam iktidar güçlerini bombalaması sonucu bir kişi öldü, bir kişi de yaralandı.