CHP’li Tanal’ın Yeni Yıl Mesajı: 2025 Yoksulluk Yılı Olmasın!

2024 yılının, Türkiye’de demokratik yönetim ilkelerinin iyice rafa kalktığı, tek adam rejiminin pekiştiği bir yıl olduğunu kaydeden Tanal, Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin, Meclis’in yetkilerini ortadan kaldırarak tüm gücü yürütmede toplarken, devletin tarafsızlığının tamamen unutulduğunu örneklerle aktardı.
CHP’Lİ BELEDİYELERE ENGELLEME

Yerel yönetimlerin engellenmesinden bahseden Tanal, CHP’li belediyelerin bütçelerinin kesildiğini, projelerinin engellendiğini, belediyelerin hizmet üretmelerinin bilinçli olarak zorlaştırıldığını belirtti.
PARTİ DEVLETİ ANLAYIŞI!

Vali ve kaymakamların siyasi rolüne dikkat çeken Tanal, devletin temsilcisi olan kaymakam ve valilerin, AKP’nin ilçe ve il başkanları gibi çalışmaya başladığını, devletin tarafsızlığına açıkça gölge düşürüldüğünü savundu.

Devlet kadrolarının liyakate aykırı atamalarla doldurularak, kamu hizmetlerinin kalitesinin ciddi şekilde düştüğünü belirten Tanal, devletin vatandaş nezdindeki güveninin büyük yara aldığını, kamu yönetiminin iktidarın siyasi hedeflerinin bir aracı haline geldiğini vurguladı.

KORKU İMPARATORLUĞU KURULMAK İSTENİYOR

2024’te otoriterleşmenin derinleştiği ve demokratik kanalların tıkandığı bir tablo sergilendiğini anlatan Tanal, “Muhalefet liderleri, milletvekilleri ve insan hakları aktivistlerine, hak savunucularına yönelik yargı eliyle baskıların artırıldığını, keyfi soruşturmalar başlatıldığını” ifade etti.

Toplantı ve gösteri yürüyüşlerinin keyfi olarak yasaklandığını, halkın demokratik tepkisinin orantısız güç kullanılarak bastırıldığını kaydeden Tanal, seçim güvenliği konusunda ise seçim süreçlerine ilişkin YSK’nın bağımsızlığının tartışmalı hale geldiğini, sandık güvenliği konusunda endişeler endişelerin arttığını aktardı.

Tanal, sonuç olarak Türkiye’nin, demokratik normlardan koptuğunu, muhalefeti susturma ve toplumda korku yaratma politikasının sistematik hale geldiğini dile getirdi.

YARGI BAĞIMSIZLIĞI

CHP’li vekil Mahmut Tanal, 2024 yılında yargı üzerindeki siyaset gölgesinin giderek arttığını, adalet mekanizmasının çöktüğünü, hukukun üstünlüğü ilkesinin yok sayıldığını savundu.

Tanal, Anayasa Mahkemesi ve AİHM kararlarının uygulanmamasının, hukuk devleti ilkesinin ihlali olduğunu belirtirken, muhalif siyasetçiler ve gazeteciler üzerinde yargının iktidarın sopası olarak kullanıldığını, yargı mensuplarının siyasi baskılar altında karar vermek zorunda kaldığını ifade etti.

ASGARİ ÜCRET, SEFALET ÜCRETİDİR!

İktidarın 2025 yılı için belirlediği 22.104 TL’lik asgari ücreti “sefalet ücreti” olarak nitelendiren Tanal, milyonlarca ailenin açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm edildiğini vurguladı. İş bulamayan gençlerin, umutsuzluk içinde ülkeyi terk etmenin yollarını aradığını hatırlatan Tanal, bir yandan da sendikal faaliyetlerin baskılandığını, işçi direnişlerinin engellendiğini,  çalışanların emeklerinin karşılığını alamaz hale geldiğini, sosyal devlet anlayışı çöktüğünü belirtti.

“FAİZ BÜTÇESİ” ELEŞTİRİSİ

İktidarın yanlış ekonomi politikaları sonucu olarak enflasyonun % 70’lerin üzerinde seyrettiğini aktaran Tanal, “Vatandaşın alım gücü tamamen tükenmiştir. Borç ve faiz ödemeleri, bütçenin en büyük kalemi olmuştur. İktidarın hazırladığı bütçe, faiz bütçesidir. Kamu ihaleleri yandaşlara dağıtılmaktadır. Zenginlik, dar bir grubun elinde toplanmıştır. Süren ekonomik kriz, yoksulluğu derinleştirmiş, halkı borç batağına sürüklemiştir” dedi.

2025 YILI BEKLENTİLERİ

CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal, 2025 yılına ilişkin beklentilerini de başlıklar halinde şöyle sıraladı:

“Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçiş için adımlar atılmalı.

Yargı bağımsızlığı sağlanmalı; AİHM ve AYM kararları derhal uygulanmalıdır.

İsraf projelerine son verilerek, üretim ve istihdam odaklı ekonomik modele geçilmeli.

Asgari ücret, yoksulluk sınırına göre belirlenmeli, emekli maaşları iyileştirilmelidir.

Eğitim ve sağlıkta fırsat eşitliği sağlanmalı, devlet okullarının altyapısı iyileştirilmelidir.

Barınma sorunu yaşayan üniversite öğrencileri için yurt kapasitesi artırılmalıdır.

Ülkede derinleşen kira ve konut krizine çözüm üretilmelidir.

Genç işsizliği azaltmak için iş garantili mesleki eğitim programları uygulanmalı.

Üniversite mezunlarının istihdamına yönelik teşvikler hayata geçirilmelidir.

Kamu görevlilerinin siyasi tarafsızlıkları sağlanmalı, liyakat sistemi tesis edilmelidir.

Türkiye, 2024 yılında derinleşen krizler ve adaletsizliklerle mücadele ederken, 2025 yılı demokrasinin, adaletin ve sosyal refahın yeniden inşası için bir fırsat yılı olmalıdır. Halkın beklentisi açıktır: Eşitlik, adalet ve onurlu bir yaşam.”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Bültenimize Kaydolun

Şanlıurfa yerel ve ulusal haberlerden ve fırsatlardan haberdar olun.

Benzer Haberler

AK Parti’nin aday tanıtım toplantısı iptal edildi

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, 14 Ocak’ta Pazar günü gerçekleştirilmesi planlanan aday tanıtım toplantısının iptal edildiğini duyurdu.

Altın FED haftasında yeşilde başladı

Altın FED haftasına alıcılı bir başlangıç yaparak, iki gün ardından yeşile dönmüş oldu.

Danıştay üyeliğine Yusuf Karaloğlu seçildi

Cumhurbaşkanlığı İdari İşler Başkanlığı Güvenlik İşleri Genel Müdürü Yusuf Karaloğlu, Danıştay Üyeliğine seçildi.

OSB’lere Su Götürme Projesi Toplantısı Gerçekleştirildi

Organize Sanayi Bölgesi (OSB)’lere su götürme projesi koordinasyon toplantısı Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak’ın başkanlığında yapıldı.