Dün gerçekleşen İmralı görüşmesine ilişkin beklenen basın açıklaması, bugün DEM Partili milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Pervin Buldan tarafından kamuoyuyla paylaşıldı. Açıklamada, Abdullah Öcalan’ın görüşlerine yer verildi.
Öcalan’ın açıklamaları, Türk Dil Kurumu’nun dil ve anlatım kurallarına uygun olarak şu şekilde aktarıldı:
“Türk-Kürt kardeşliğini yeniden güçlendirmek, tarihi bir sorumluluk olduğu kadar, tüm halklar için kader belirleyici bir öneme ve aciliyete sahiptir. Sürecin başarısı için, Türkiye’deki tüm siyasi çevrelerin dar ve dönemsel hesaplara takılmadan inisiyatif alması, yapıcı davranması ve pozitif katkı sunması zorunludur. Bu katkıların en önemli zemini ise, şüphesiz Türkiye Büyük Millet Meclisi olacaktır.
Gazze ve Suriye’de yaşanan olaylar, dış müdahalelerle kronikleşen bu sorunun çözümünün artık ertelenemeyecek bir duruma geldiğini göstermiştir. Bu ciddiyetle doğru orantılı çalışmaların başarıya ulaşması için, muhalefetin de katkı ve önerileri değerlidir.
Sayın Bahçeli’nin ve Sayın Erdoğan’ın güç verdiği yeni paradigmaya, pozitif anlamda katkı sunacak yeterlilik ve kararlılığa sahibim. Heyet, bu yaklaşımımı gerek devlet gerekse siyasi çevrelerle paylaşacaktır. Bu doğrultuda, gereken pozitif adımı atmaya ve çağrıyı yapmaya hazırım.
Bu çabalar, ülkeyi hak ettiği düzeye taşıyacak ve aynı zamanda demokratik bir dönüşüm için kıymetli bir rehber olacaktır. Şimdi Türkiye ve bölge için barış, demokrasi ve kardeşlik zamanıdır.”**
DEM Parti’nin açıklaması, sürecin kapsamı ve hedeflerine dair kamuoyunda geniş bir tartışmaya zemin hazırladı. Görüşmenin sonuçlarının siyasi ve toplumsal etkileri ise önümüzdeki süreçte daha net bir şekilde ortaya çıkacak.