Kültür Yolu mu, Müzik Şöleni Festivali mi?

Şanlıurfa’da “Kültür Yolu Festivali” adıyla başlayan dokuz günlük etkinlik, maalesef adının hakkını vermekten çok uzak kalıyor. Binlerce yıllık tarih, inanç mirası ve zengin gelenekleriyle anılması beklenen bu festival, gerçek anlamda bir kültür yolculuğu yerine sadece bir müzik ve eğlence organizasyonuna dönüşmüş durumda.

Müzik ve sanat elbette hayatımızın vazgeçilmez parçalarıdır; kimsenin buna itirazı yok. Ancak sorun, bu etkinliğin “kültür” adı altında sunulması ve Şanlıurfa’nın asıl kültürel değerlerinin geri planda bırakılmasıdır. Dokuz gün boyunca şehrin tarihini, örf ve adetlerini yansıtan değil; şehrin kültüründen bağımsız sanatçıların konserleriyle dolu bir program izliyoruz.

Oysa kültür tanıtımı yüksek sesli konserlerle, ışık şovlarıyla değil; şehrin tarihine, doğal ve arkeolojik zenginliklerine yapılan derinlemesine yolculuklarla gerçekleşir. Göbeklitepe’ den Halfeti’ye, Takoran Vadisi’nden Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi’ ne, Urfa Kalesi’nden taş evlere kadar her köşesi adeta bir kültür hazinesidir.

Gerçek kültür yolculuğu, ulusal basın mensuplarını, kültür elçilerini bu değerlerle buluşturmak ve onları şehrin tarih ve doğasında ağırlamakla mümkün olur. Onlar yazdıkça, anlattıkça, Şanlıurfa hak ettiği kültürel kimliğe kavuşur.

Bugün ise “kültür” adı altında sürdürülen etkinlikler, ne yazık ki tasarruf tedbirlerinin konuşulduğu, Gazze’de açlığın sürdüğü hassas bir dönemde gereksiz bir israf görüntüsü vermektedir.

Bizim derdimiz müzik değil; mesele yanlışın kültür diye pazarlanmasıdır. Şanlıurfa, sadece sahne ışıkları ve konser seslerinden ibaret değildir. Bu şehrin kültürü; taş avlularda yankılanan sıra gecesi ezgilerinde, sabah ezanının bereketinde, tarihi çarşıların kalabalığında gizlidir.

İtirazımız, müzik ve sanata değil; kültürün arkasına sığınılarak yapılan yüzeysel ve gerçeklikten uzak tanıtımlaradır. Şanlıurfa, sahne ışıkları ve yüksek sesle değil; tarih, doğa, insan ve geleneklerle anılmalıdır.

Kültür, bir şehirde yaşayanların hafızası, yaşam tarzı ve geçmişle olan bağdır. Şanlıurfa’nın kültürü, sözlerin, hikayelerin, taşların ve toprağın diliyle yaşar. Bu gerçek kültür yolunu açmak, şehre hak ettiği değeri kazandırmak için önceliğimiz olmalıdır.

Unutulmamalıdır ki kültür, sadece sahnedeki müzikten ibaret değildir. Kültür, bir toplumun geçmişle kurduğu köprüdür, hafızasıdır, yaşam biçimidir. Şanlıurfa’nın kültürü, binlerce yıl boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşır. Göbeklitepe’nin taşlarında, Harran’ın güneş evlerinde, Halfeti’nin sular altında kalmış kıyılarında, sıcacık taş evlerin avlularında yaşar. Bu zengin kültür mirası ancak derinlemesine, özenle ve samimiyetle tanıtıldığında anlam kazanır.

Şanlıurfa, medeniyetlerin doğduğu şehir olarak, İpek Yolu güzergâhındaki en eski yerleşim yerlerinden biridir. Bereketli Hilal’in merkezinde yer alan bu şehir, tarımın ilk yapıldığı, ilk üniversitenin kurulduğu, üç semavi dinin yeşerdiği, ateşin Hz. İbrahim’i yakmadığı efsanesiyle anılan, farklı kültür unsurlarının bir arada yaşadığı bir hoşgörü ve misafirperverlik merkezidir.

Tarihçi Ebul Farac’a göre, Şanlıurfa Nuh Tufanı’ndan sonra kurulan ilk şehirlerden biridir. Arkeolojik kazılar, 12.000 yıl öncesinde bu bölgede yerleşik hayatın varlığını kanıtlamıştır. Dünya arkeolojisinde yüzyılın keşfi olarak değerlendirilen 12.000 yıllık Göbeklitepe tapınağı, insanlık tarihinin yeniden yazılmasına öncülük etmiştir. Ayrıca, Halil’ür-Rahman Gölü, Savaşçı Amazon Kraliçelerinin mozaiğe işlendiği dünyadaki ilk örnekler, Harran Ulu Camisi ve tarihi evler ile pek çok kültürel varlık, Şanlıurfa’yı Dünya Kültürel Miras Listesi’ne aday yapmaktadır.

Bugün ise “kültür” adı altında yapılan etkinlikler, ne yazık ki sadece geçici ve yüzeysel bir eğlenceye indirgenmiş durumda. Bu tür etkinlikler şehrin ruhunu değil, sadece anlık coşkuyu yansıtır. Kültürün gerçek tanıtımı kalıcıdır, insana dokunur ve şehrin kimliğini yüceltir.

Tasarruf tedbirlerinin gündemde olduğu, toplumun hassas olduğu bir dönemde, kültür adı altında yapılan gösterişli etkinlikler israf olarak algılanmaktadır. Kültür, israfla değil; özveri, emek ve saygıyla yaşatılır.

Unutulmamalıdır ki kültür, gürültüde değil, özde, tarihte, sözde ve hafızadadır. Şanlıurfa’ya yakışan da, sözün ve irfanın ışıltısıyla anılmaktır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Haber Bültenimize Kaydolun

Şanlıurfa yerel ve ulusal haberlerden ve fırsatlardan haberdar olun.

Benzer Haberler

Akşener: “Netanyahu 21’inci yüzyılın Hitler’idir, derhal yargılanmalıdır”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin grup toplantısında gündemi değerlendirdi.

Yolcu uçağı Reagan Havaalanı yakınlarında askeri helikopter ile çarpıştı

Federal Havacılık İdaresi ve savunma yetkililerine göre, Washington DC dışındaki Reagan Ulusal Havaalanı yakınlarında bir yolcu uçağı piste yaklaşırken ABD Ordusuna ait bir Black Hawk helikopteriyle çarpıştı.

Eyyübiye’de AK Parti İlk Günkü Gibi

31 Mart seçimlerine saatler kala vatandaşlarla buluşmaya devam eden Eyyübiye Belediye Başkanı Mehmet Kuş, merkez Yeni Mahallesi’nde esnaf ve vatandaşlarla buluşmasının ardından kırsaldaki temaslarına devam etti.

 Gençler Büyükşehir İle Zamanlarını Daha Verimli Kulanıyor

 Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, gençlerin sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla Ceylanpınar Gençlik Merkezi’nde çeşitli branşlarda ücretsiz eğitimler sunuyor. Geniş bir yelpazede düzenlenen eğitimlerle gençler, zamanlarını daha verimli bir şekilde değerlendirme fırsatı buluyor.